Sağlık Rehberi

Migren Hastalığı

Migrenin sebepleri

Migrenin baş ağrısından daha fazlası olan nörolojik bir hastalık olduğu kabul edildiğini belirten Sarı, “Migren, toplumda sık görülen ve yüksek oranda işgücü kaybına neden olan bir nörolojik hastalıktır. Genellikle ataklar halinde gelen baş ağrılarıyla karakterizedir. Bu baş ağrıları genellikle başın tek tarafını tutar ve zonklayıcı tarzdadır.Ataklar 4 -72 saat sürebilir. Baş ağrılarına bulantı, kusma, ses ve ışıktan rahatsızlık duyma, ishal, baş dönmesi, görme ve konuşma bozuklukları, vücutta uyuşma gibi belirtiler eşlik edebilir” dedi.

Migrenin genç yaşta ve kadınlarda daha sık görüldüğünü, ayrıca ailesinde migren olan bireylerin, genetik olarak migrene daha yatkın olduğunu belirten Suna Özlem Mutlu Sarı, migren çeşitlerine ilişkin ‘Başlıca iki tip migren vardır: Auralı ve aurasız migren. Aura; baş ağrısı ortaya çıkmadan hemen önce veya atakla beraber görülen fokal nörolojik belirtilerdir. Bu belirtiler; en sık gözlerin önünde uçan sinekler gibi siyah lekeler, parlak çizgiler, ışık çakmaları gibi görsel belirtilerdir. Daha nadir olarak denge kaybı, kol ve bacaklarda uyuşma ve kısmi felç şeklinde güç kaybı görülebilir’ diye konuştu.

– Migren tetikleyicileri nelerdir?-

Sarı, migreni tetikleyen etkenlerin bazı besin maddeleri, parfümler, boya kokuları, iklim şartları (aşırı nem ve yüksek rakımlı bölgeler), uyku ve beslenme bozuklukları, sigara, stres ve kadınlarda hormonal dengenin değiştiği adet dönemleri, başlıca migren tetikleyicileri arasında sayılabileceği gibi, çikolata, fındık, aşırı yağlı yiyecekler, mayalı yiyecekler, alkollü içecekler (özellikle şarap), beyaz peynir gibi yiyecekler migren atağını tetikleyebileceğini söyledi.

– Tedavi ve yöntemleri –

Migren, tedavisi olan bir nörolojik hastalık olduğunu belirten Sarı, tedavi yöntemlerine ilişkin şu bilgiyi verdi:

‘Hastanın da yaşam tarzı değişiklikleriyle migren tetikleyicilerinden uzaklaşması büyük önem taşır. Halen uyguladığımız başlıca iki tip tedavi vardır. Bunlar atak tedavisi ve koruyucu tedavilerdir. Atak tedavisi ağrıyı kesmeyi amaçlayan tedavidir. Bunun için ağrı şiddetine göre basit ağrı kesicilerden triptanlar gibi migrene özel ağrı kesicilere çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Ağrı ataklarının sıklığı tedavi seçiminde en önemli belirleyicilerden biridir. Bundan dolayı seyrek atak geçirenlerde atak tedavisi tek başına yeterli olabilmektedir. Ancak atak sayısı sıklaştıkça kişinin yaşam kalitesi bozulur ve işgücü kaybı ortaya çıkar. Böyle durumlarda “proflaktik tedavi” denilen koruyucu tedavi önerilir. İlaç tedavileri dışında botoks, sinir blokajı ve akupunktur tedavisi de yeni gelişmeler arasında yer almaktadır.’

– Nelere dikkat edilmeli ?

Migren tedavisinde doğru tanı önem taşır; baş ağrısı yaşayan kişiler öncelikle mutlaka hekim kontrolünde olmalı ve bir nöroloji uzmanına başvurmalıdır. Hekim tarafından migren tanısı konulan hastalar ise mutlaka migren tetikleyicilerden uzak durmalı ve bu yönde yaşam tarzı değişikliklerine gitmelidir. Bu değişikliklerle yeterli ağrı kontrolü sağlanamıyorsa hekim kontrolünde ilaç tedavileri denenmelidir.

Uzm.Dr. Suna SARI
Nöroloji Uzmanı