Sağlık Rehberi

Yoğun Bakımda Yaşanabilecek Sorunlar

Yoğun Bakımda Yaşanabilecek Sorunlar

  1. Prematürite
  2. RDS (Solunum Sıkıntısı Sendromu)
  3. PDA (Duktus)
  4. Apne (Solunum Duraklaması)
  5. Enfeksiyon
  6. NEK (Nekrolizan Barsak İltihabı)
  7. ROP (Prematürenin Retina Hastalığı)
  8. Pnömotoraks (Akciğer Hava Kaçağı)
  9. Sarılık
  10. IVK (Ventrikül İç Kanama)
  11. Konjenital Anomalileri Olan Bebekler
  12. Konjenital Kalp Hastalığı ile Doğan Bebekler
  13. Kan Transfüzyonu ve Kan Değişimi

 

Prematürite

37 hafta tamamlanmadan doğan bebeklere prematüre denir. Bebek anne karnında yaşamaya hazır olmayabilir ama çok daha önceden tüm organları, küçük elleri ayakları, tırnakları bile gelişmiştir. Bebeğin sorunlarının çoğu, olgunlaşacak zamanı olmadığı için yağ dokusunun azlığından, bazı enzimlerin henüz yeterli salgılanmamasından, ya da iç düzenleyici sistemlerinin henüz hazır olmamasından (tansiyon, vb) kaynaklanır. Bebeğinizin ne kadar hassas ve minik olduğunu görünce biraz korkabilirsiniz.  Sık görmeye başladığınızda giderek alışacaksınız.

Aileler genellikle prematüre doğumun ardında bir sebep arar ve kendilerini suçlarlar. Erken doğumun sebebi sıklıkla keşfedilemez. Doğum doktorunuz sizi bu konuda biraz rahatlatabilir. Bu konuyu aklınızda bir an önce çözümlerseniz, bebeğinize çok daha erkenden odaklanabilirsiniz.

Prematüre bebekler zamanında doğan bebeklerden daha farklı görünürler. En büyük fark küçüklükleridir. 500 gram ile 2500 gram arasında değişebilirler. Bu, doğdukları haftaya göre değişir. Zamanında doğan bir bebeğe göre daha az yağları ve daha küçük kasları vardır. Çok cılız gözükebilirler. Ciltleri daha yumuşak ve inceciktir, bazen jelatine benzer. Üzeri incecik tüylerle kaplı olabilir, haftalar içinde bu görüntü düzelir. Kas kuvvetleri henüz olmadığından hareketleri titrek ve atmalar tarzındadır. Büyüdükçe daha düzenli hareket etmeye başlarlar. Emme ve yutma refleksleri 32 haftadan önce gelişmez. Sindirim ise daha ilk günlerden başlayabilir, bu nedenle mümkün olan en erken zamanda anne sütü mide tüpüyle bebeğe verilebilir.

RDS (Solunum Sıkıntısı Sendromu)

Bebeğinizin akciğerlerinde yeterli surfaktan maddesinin olmamasından kaynaklanır. Surfaktan akciğerdeki hava keseciklerini kaplayan ve onların havayla dolmasını sağlayan bir maddedir. Gebeliğin son 3 ayına dek akciğerlerde yeterince surfaktan bulunmaz. Bu yüzden erken doğan bebekler nefes almak ve akciğerlerini açık tutabilmek için çok çaba sarf ederler. Bu çok yorucudur. Bu durumda onlara burundan oksijen vererek, solunum yoluna dışarıdan surfaktan uygulayarak ya da solunum makinesine bağlayarak yardım etmemiz gerekebilir. RDS genellikle 3-4 gün içinde düzelmeye başlar, ancak bebekler farklı sorunlarla hasta olmaya devam edebilirler

PDA (Duktus)

Kalbin dışında duktus adı verilen özel bir damar vardır. Bu damar anne karnındayken bebeğin kanının akciğerlere gitmeden tekrar plasentaya dönmesini sağlayan özel bir ara damardır. Doğumdan sonra artık ihtiyaç kalmadığı için (plasenta görevini akciğerler üstlenir) kendiliğinden kapanır. Erken doğan bebeklerde kapanma gecikir ve bazı sorunlara neden olur. Çoğu kez ilaçla kapanabilir ancak bazen cerrahi yolla tedavisi gerekebilir.  Bu durumda kalp cerrahisi uzmanlarından destek alırız. Bu karardan mutlaka haberdar olursunuz!

Apne (Solunum Duraklaması)

Erken doğan bebeklerin düzensiz solumaları normaldir. Bazen solunumları tamamen durabilir ve saniyeler sonra başlar. Kalp ve solunum monitörleri bu durumda hemen alarm verir ve hemşireniz bebeği gıdıklayarak ya da sırtını hafif ovalayarak yeniden solunumunun başlamasını sağlar. Bazen maske ve torbayla da hava vermesi gerekebilir. Apne birçok sebepten olabilir ancak prematüredeki esas sebebi beyindeki soluma merkezinin henüz olgunlaşmamış olmasıdır.

Enfeksiyon

Bebekler erişkinlerden daha kolay mikrop kaparlar. Eğer doktor ve hemşireler enfeksiyondan şüphelenirlerse bazı testler yapabilirler. Kan ve diğer vücut sıvıları laboratuara gönderilebilir. Test sonuçları gelene dek hemen antibiyotiklere başlanır.

NEK (Nekrotizan Bağırsak İltihabı)

NEK, barsak duvarının enfeksiyonudur. Kolaylıkla kana atlayabilir. Sıklıkla prematürelerde, bazen zamanında doğan bebeklerde de olabilir. Bu durumda beslenme serum yoluyla yapılır, antibiyotikler verilir. Bazen bağırsakların çok etkilendiği durumda cerrahi olarak temizleme ya da bir kısmının çıkarılması söz konusu olabilir.

ROP (Prematürenin Retina Hastalığı)

Retina gözün arkasındaki görmeyi sağlayan kısımdır. Prematüre bebeklerin retinası henüz gelişmemiş olduğundan, doğumdan sonraki dönemde hastalıklara açıktır. Bebeklerin 32 haftaya yaklaştıklarında muayene edilmeleri gerekir. Çoğu kez hastalıklı retina kendiliğinden iyileşebilir, bazen de ilerleyip ancak lazer tedavisiyle kontrol altına alınabilecek duruma gelebilir. Retinopati, tedavi edilmediğinde görme kaybına neden olur.

Pnömotoraks (Akciğer Hava Kaçağı)

Bazen akciğerdeki hava, hava keseciklerinden, akciğerlerle göğüs duvarı arasındaki mesafeye sızar. Buraya hapsolan hava, alttaki akciğeri bastırır ve genişlemesine izin vermez. Eğer hava çoksa, solunumu ve dolaşımı tehlikeye sokar ve bir tüp yardımıyla boşaltılması gerekebilir. Tüp bir kaç gün yerinde kalır. Hava kaçağı bittiğinde, çıkarılabilir.

Sarılık

Sarılık, vücutta bilirubin maddesinin birikmesiyle cildin sarı renge boyanmasıdır. Bilirubin kan hücrelerinin normal yıkımı sonucunda açığa çıkar ve karaciğerden geçerek vücuttan atılır. Bilirubinin atılımı yenidoğan bebeklerde yavaş olduğu için sarılık daha çok görülür. Normalin üstündeki sarılık değerlerinde, özel dalga boyunda ultraviyole ışık veren fototerapi yöntemiyle sarılık azaltılabilir.  Bu tedavi sırasında bebeğinizin gözlerini kumaştan bir gözlükle kapatacağız. Bazen sarılık kan değişimini gerektirecek düzeyde yüksek olabilir.

IVK (Ventrikül İç Kanama)

Ventriküller beyin içinde beyin-omurilik sıvısının toplandığı boşluklardır. Ventriküllerin etrafında kanamaya meyilli ince damarlar vardır. Özellikle çok prematüre bebeklerde bu tür kanamalar sıktır. Bazen kanama çok azdır ve sadece bir pıhtı şeklinde kenarlarda kalır. 1-4 arası derecelendiren kanamalarda, 1-2. derece kanamalar hafiftir. 3.-4. derece kanamalarda bazen kanama beyin dokusunu rahatsız edecek boyutta olabilir, beyinde aşırı sıvı birikimine neden olabilir ve uzun vadede bebeğin gelişimini etkileyebilir. Kanamaların tanısını beyin ultrasonlarıyla koyabiliriz. Hasta bebeklerin ilk günlerinde, bazen birkaç defa, daha stabil bebeklerde ise de 2. haftalarının ortalarında ya da taburculuğa yakın ultrason kontrolü yapabiliriz.

Konjenital Anomalileri Olan Bebekler

Bazen bebekler anne karnında tanısı konmuş ya da konamamış gelişim kusurlarıyla doğarlar. Bazı durumlarda bu kusurların hemen düzeltilmesi yaşam için gereklidir, bazen de bu kusurlar ancak 1-2 yıl sonra düzeltilebilirler. Genetik uzmanları, gerekiyorsa cerrahlar ve diğer uzmanlar böyle durumlarda aileye gereken bilgiyi verir, daha sonraki gebelikler için risk analizi yaparlar.

Bazen birkaç organı ilgilendiren kusur vardır. Bebeğe değişik organ sistemlerini tarayan ayrı testler yapmak gerekebilir; röntgen filmleri, kalp ve diğer organların ultrasonu, beyin incelemeleri, kromozom test, vb…

Konjenital Kalp Hastalığı ile Doğan Bebekler

Doğuştan kalp hastalığıyla doğan bebeklerin oranı yaklaşık 1:1000 dir.  Kalbin odacıklarında, ya da kalpten çıkan ana damarlarda gelişim kusurları olduğunda, cerrahi ve ilaç tedavisi gerekebilir. Bazı problemlerin çözümü kolay, bazılarının çok zor, birkaç evrede olabilir. Bu tür hastalıklarda kalp hastalıkları uzmanı ve kalp cerrahı bebeğin bakım ve tedavi planlarını yenidoğan uzmanıyla birlikte yürütürler.

Kan Transfüzyonu ve Kan Değişimi

Yoğun bakıma yatan bebeklerin çoğu, süreç içinde kan transfuzyonu alırlar. 1500 gramın altındaki bebeklere birden fazla kez kan verilmesi gerekebilir. Prematüre bebeklerin sınırlı kan üretebilmeleri ve alınan kan testleri birlikte kansızlığa neden olabilir.  Bir bebeğe kan verileceği zaman öncelikle aileniz ve yakın çevrenizden uygun bir donör bulmanız için size haber verilir.