OBEZİTE CERRAHİSİ MERKEZİMİZ
İLE HİZMETİNİZDEYİZ!

YAPILAN İŞLEMLER

Obezite sadece bir kilo problemi değildir. Aynı zamanda pek çok yandaş hastalığı da beraberinde getirir. Kalp hastalıkları, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği riskini de eş zamanlı olarak fazlalaştırarak hipertansiyon gelişimi için gerekli ortamı hazırlar. Sizde obezite ile mücadele ediyor ve bir türlü arzu ettiğiniz sonucu alamıyorsanız, obezite doktorlarımız ile tanışın!

Obezite ile mücadele ile de yalnız değilsiniz, gelin sizin için en doğru yöntemi birlikte belirleyelim.

Obezite, günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Şişmanlık genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artmasıdır. Vücut kitle endeksine göre yapılan sınıflamada 25’in üzeri kilolu, 30’un üzeri obez olarak adlandırılır.

Obezite, kişinin yaşam konforunu, sosyal hayatını ve ruhsal durumunu olumsuz etkileyebileceği gibi ciddi hastalıklara da sebep olmaktadır. Kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı gibi hastalıkların yanı sıra birçok kanser riski de obez hastalarda artmaktadır. Bu doğrultuda obezitenin sadece estetik ya da sosyal hayatla ilgili bir problem olmadığı ciddi sağlık sorunlarına da yol açıp yaşam süresini kısaltan bir hastalık olduğu bilinmektedir.

Obezite veya metabolik cerrahi için hazırlanan hastalarda vücut kitle endeksi’ne göre hareket edilir. Hastanın belli bir diyet programıyla ameliyat öncesi eğitilmesi gerekir. Ek hastalığı olmayan obezlerde vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olmalıdır. Ek hastalığı olanlarda DM(diyabet) gibi 25’in üzerinde endeks operasyon için düşünülebilir.

Mideye Botilinum toksin (botoks) uygulanması endoskopik yöntem ile midenin belirli bölgelerine Botilinum toksin enjekte edilmesi esasına dayanan bir kilo verdirme yöntemidir. Ortalama 20 dakika süren, işlem sonrası herhangi bir ağrı, bulantı gibi belirtileri olmayan, hastanın hızla normal hayatına dönebileceği, zayıflamaya yardımcı bir yöntemdir. Cerrahi bir işlem değildir.

Endoskopik yöntemle yapılan bu işlemde hastaların toplam ağırlığının %10-15 kadarını 3-6 aylık süre içinde kaybetmesi beklenir. Verilen kilo miktarı; yaş, metabolizma hızı ve yapılan egzersiz sıklığına göre kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Intragastric Balloon ve Gastric Balloon olarak bilinen Mide Balonu, insanların ameliyatsız olarak kilo vermesini hedefleyen tıbbi bir cihazdır. Endoskopik yöntemle yerleştirilen Gastric Balloon’un kullanım amacı, midenin kısmi olarak doldurulması böylece devamlı bir tokluk hissi oluşmasına yardımcı olmaktır.

Mide balonuyla kilo verme kişinin mevcut fazla kilosu, metabolizma hızı, cinsiyet, yaş, metabolik ve hormonal hastalıklar, kişinin diyete uyumuna ve fiziksel aktiviteye göre değişiklik gösterecektir. Ortalama olarak kilonun %20-30'u verilmektedir. Diyete uyum ve fiziksel aktivitenin artması bu oranı daha da arttıracaktır.

Gastrik bypass ameliyatı iki aşamalı laparoskopik bir cerrahidir. İşlem sırasında ilk olarak midenin üst kısmında zımbalardan yardım alınarak küçük bir mide torbası oluşturulur. Ardından ince bağırsağın ilk kısmı alınır ve alt ucu açılarak yeni oluşturulan bu küçük mide torbasına bağlanır. Böylece tüketilen besinler midenin büyük bir kısmını ve ince bağırsağın ilk kısmını atlar. Kişi bu sayede hem az miktar besin tüketerek tok hisseder hem de besinlerin daha az miktarı ince bağırsakları tarafından emilir.

Gastrik bypass ameliyatı geçiren hastalar genellikle 2 yıl içinde kilolarının üçte ikisini kaybeder.

Tüp mide ameliyatı obezite problemi yaşan kişilerin kilo vermesini sağlayan güvenli ve etkili cerrahi bir kilo verme yöntemidir. Günümüzde sıklıkla başvurulan tüp mide ameliyatı laparoskopik olarak gerçekleştirilmektedir, bu işlemin üst karın bölgesinde yapılan küçük kesiler ile yapılacağı anlamına gelir. İşlem geri kalanı bir tüp şeklinde kalacak şekilde midenin yaklaşık yüzde 80'inin çıkarılmasını içerir, bağırsaklarda herhangi bir değişiklik yapılmamaktadır.

Tüp mide ameliyatından sonra ortalama bir yıl içinde %40 ila %70 kilo kaybı beklenir. İnce bağırsakta herhangi bir değişiklik yapılmadığından ve besinler normal sindirim yolunu izlediğinden dolayı vitamin ve mineral eksikliğiyle karşılaşılma ihtimali düşüktür.

Metabolik cerrahide amaç kontrolsüz tip II diyabetin ilaçsız kontrolünü sağlamaktır. Bu amaçla hastalar operasyon öncesinde kliniğimizde multidisipliner yaklaşımla hazırlanır. Öncelikle dahiliye uzmanları tarafından diyabeti kontrol altına alınıp alınamayacağı anlaşılır. Diyet ve ilaçlarla kontrol sağlanamayan yüksek kan şekeri düzeylerinde gastrik bypass, hipartisyon, ileal interpozisyon ameliyatlarından hasta için uygun olan planlanır. Ameliyat sonrasında hastalar Obezite ve Metabolik Cerrahi Kliniğimiz tarafından (Diyetisyen, Dahiliye, Genel Cerrahi) yakın takip edilir..

BÖLÜM DOKTORLARIMIZ

best-doctors

Op.Dr. Mustafa Önder DOLAP

Aynı zamanda hastanemizin başhekim yardımcısı olan Genel Cerrahi Uzmanımız Op. Dr. Mustafa Önder Dolap, 1996 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzmanlığını tamamlamıştır. 2013 yılında Strasbourg Üniversitesi’nde Minimal İnvaziv Cerrahi eğitimini tamamlayan genel cerrahımız, 2015 yılında Obezite ve Metabolik Hastalıklar Cerrahisi eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde almıştır.

best-doctors

Op.Dr. Ferudun BIKMAZ

Genel Cerrahi Uzmanımız Op. Dr. Ferudun Bıkmaz, 1987 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Uzmanlığını ise 1993 yılında Beyoğlu Devlet Hastanesi’nde tamamlamıştır. 2015 yılına kadar Sağlık Bakanlığı bünyesinde çeşitli hastanelerde çalışmış olup, 2015 yılından beri Çorlu Vatan Hastanesi’nde görev yapmaktadır.

best-doctors

Op.Dr. Okay PIRTI

Genel Cerrahi Uzmanımız Op. Dr. Okay Pırtı, 2000-2006 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenim görmüştür. Ardından 2006-2012 yılları arasında ise Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanlığını almıştır. 2018 yılına kadar üç hastanede çalışmış olup 2018 yılından itibaren Çorlu Vatan Hastanesi’nde görev yapmaktadır.